ÖFKEN BENİ BİLEDİKÇE YÜRÜYECEĞİM!

Ahmet GÜRSOY

 

Türkiye Başbakan istediği kadar “biz medeniyetleri buluşturuyoruz, birileri peygamberimize hakaret ediyor” desin; tarihin ezeli gerçeği hiç değişmedi ve değişmeyecektir. Emperyalizm, kendi içinde munis ve yüce değerler sunan bir altın post, Türk ve İslam dünyası karşısında ise asrın başında tanımlamasını yerli yerinde yapan merhum Akif’in söylediği gibi “medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar”ın ta kendisidir.

         İşte size Danimarka’da başlayıp, sonrasında bütün Avrupa merkezlerinin paylaştığı İslam Peygamberi Hz. Muhammed’i eli kanlı cani gösteren karikatür olayı. Yüzlerce ihanet ve karalamadan sadece en sonuncusu bu.

Önce Danimarka, ardından Fransa, İtalya, Almanya ve İspanya gazeteleri.

Dikkatinizi çekerim: Emperyalizm, aynı paydada buluşuyor.

Bunun anlamı şudur:

“İslam dünyasından gelen tepkileri bölüşüyoruz. Danimarka’ya yapılanı kendimize yapılmış sayıyoruz”

Bunun adına kültürel bütünleşme, psikolojik sözleşme ve tarih diliyle söylersek Haçlı denir.

Haçlı!

Yani Türk’ün ezeli düşmanı.

         “Biz dinler arası diyalog kuruyoruz” diyerek batılılara, “sizin için ve yine sizin hedeflerinize uymak adına kendi yurttaşlarımızı sizi sevdirmeye çalışıyoruz, hâlbuki siz bu milletin en hassas noktasına ateş ediyorsunuz” demeye gelen açıklamalar yapan Başbakan boşuna çırpınıyor.

Ne dinler arası diyalog yaptığını söyleyenler ve ne de bu programın yürütücüsü durumunda olan hükümet, emperyalizmin iman kalemize yaptığı ağır taarruzu gözümüzde hafifletemez.

Hatta İslam Teali Cemiyetinin günümüzdeki temsilcileriyle İslam’ı bir araç olarak kullanarak zihnimizi de bulandırabilirler. Lakin tarih adlı bilgenin söylediğinden anlıyoruz ki, geçmişte düşmanla ittifak yapmayı bile vatanseverlik olarak açılayanlar, büyük Türk Milletinin ağır şamarını yemekten kurtulamamışlardı.

Çünkü  “Türk Milleti zekidir!”

Ve dahası, Mustafa Kemal’in gönül orduları ayaktadır.

“Yine dağ başını duman almışsa” ve yine “parçalanıyorsa bir kıtanın toprakları” demek ki yine “geçeceğiz yardan, anadan serden”.

Yine “destanımız okunacak ezberden”

Şairin değdi gibi; “benim dedemle yan yana yazılı kalacak adım/yıldızların söneceği güne yıldızlar sakladım”

Ey Haçlı!

Adını her ne koyarsan koy, İster AB, ister batı Medeniyeti. Kendini ne tanımlarsan tanımla.

Sen benim “hızımsın” fikrimin ve vatan sevgimin yegâne kaynağısın.

Daha fazla, daha çok saldır!

Saldır ki şaha kalksın imanım. Saldır ki, boğsun seni bütün azametiyle vicdanım. Saldır ki, kendime geleyim ve ben yeniden tarih olup, cihanı avuçlarımda tutayım.