09.12.2005

İKİ OLASILIK

Mümtaz SOYSAL

Eğer ''Ülkenin ılımlı İslam cumhuriyetine dönüşmesine daha epey vakit var'' dişe düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

Ya da çok iyimsersiniz demektir. Dönüştürme çok çabuk da gelebilir.

Karşımızda iki olasılık var:

Birincisi, birkaç ay sonra, bu iktidarın 2006 sonbaharı için erken seçim kararı almasıdır. Belirtiler eskik değil. Seçim ekonomisine hazırlık sezilmekte. Washington'la uzlaşılarak, geçici bir süre IMF disiplini dışına çıkıp tarımdaki girdileri ucuzlatma, yerel yönetimlerin büyük kent varoşlarındaki başarılı seçim taktiklerini daha da geliştirme ve sonuçta önceki genel seçimdekinden de yüksek oyçoğunluğuyla Meclis'e geri geliş. Ayrıca, seçimin hemen öncesinde AB'nin aşırı isteklerine karşı hesaplı bir ''babalanma'' yla, bu konuda oluşmuş kitle tepkisini ustaca kullanıp demagoji yoluyla oy arttırma.

Öyle ortamdaki bir seçimde, geçen defa baraja takılmış partilerden bir ikisi başarılı olsa bile şimdiki ana muhalefetin takılma olasılığı da yüksek olacağı için, iktidar çoğunluğunun karşısında yine cılız bir başka muhalefet.

O tablo, AKP'ye seçim sonrası istediği cumhurbaşkanını işbaşına getirerek ''ılımlı İslam'' a geçiş için kalan son yasa ve kurum değişikliklerini rahatça yapıp kökleştirme olanağını verir. Artık laik cumhuriyete dönüş olanaksızlaşacaktır.

İkinci olasılık, erken seçime gitmeyip 2007'nin sonbaharını beklemek ve yeni cumhurbaşkanını bu dönemde şimdiki çoğunlukla seçmektir. Çankaya seçiminin ardından, şimdi yapılamayan bütün yasa değişikliklerini paket olarak hemen yapıvermek ve ılımlı İslam cumhuriyetini, bu dönem sona ermeden de gerçekleştirmek düşünülüyor olabilir. Böylesine çabucak dönüştürülmüş bir cumhuriyette yapılacak genel seçimin sonuçlarını tahmin etmek kolaydır.

Zaten o yönde hayli mesafe alınmış değil mi?

Kamu yönetiminin kilit noktalarına AKP zihniyeti yerleşmedi mi?

Güvenlik ve yargı sistemlerinin içine önemli sızmalar olmadı mı?

İkidarla bütünleşen büyük medya, karşı sesleri sinsice sansürlemiyor mu?

Cumhuriyet bekçisi sayılan güç odakları, iktidarın AB politikasına zarar vermemek ve demokrasiye saygıda kusur etmemek için sessiz kalmıyor mu?

Demek ki, cumhuriyetin ılımlı İslam düzenine dönüştürülmesi için pek az yol kalmıştır ve bu yolda yeni cumhurbaşkanının seçimi en önemli dönüm noktasıdır. AKP'yi yönlendirenler o noktayı şöyle ya da böyle aştıktan sonra asıl niyetlerini beklenmedik bir hızla gerçekleştirebilirler.

Dolayısıyla, iktidarın cumhurbaşkanlığı seçimine ve genel seçime ilişkin stratejilerini boşa çıkarmak, kısa vadede gerçekçi olmak gerekiyorsa, her kesimden önce şimdiki ana muhalefetin, cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı bütün siyasal kesimleri cepheleştirmekte göstereceği beceriye bağlıdır.