Yarın AB ile müzakerelerin resmen başlama
tarihi. Müzakere Çerçeve Belgesi'nin içeriğine sokulmak istenen kısıtlayıcı
unsurlar nedeniyle kıyamet kopuyor. Başlayacak mı başlamayacak mı.. belgenin
içine Avusturya 'nın dayattığı ''imtiyazlı ortaklık'' veya benzer ifadeler
girecek mi girmeyecek mi..
''Mutlak AB'ci'' lere göre, ''imtiyazlı ortaklık'' lafı girmezse bu iş
tamam!.. Çerçeve Belgesi'ni objektif ve ''bilimsel'' gözle inceleyen uzmanlar
ise belgenin zaten Türkiye'yi özü itibarıyla ''imtiyazlı ortak'' olarak
gördüğünü vurguluyor. Nitekim ''okumasını'' bilen, geliştirilmemiş bir
kavrayış yeteneğine sahip bir vatandaş bile, belgenin,
**iyi niyetlilikten yüz seksen derece uzak,
* Türkiye'yi tam üye yapmamak amacıyla hazırlandığı,
* Türkiye'den her şeyi ister ve alırken bir şey
vermemeyi öngördüğünü görür..
''Mutlak AB'ci takım'' a bakıyorum.. yazılarında, bırakın
belgeyi doğru okuyabilmeyi, belgenin bu içeriği konusunda tek bir ayrıntı,
doğru düzgün bilgi, açıklama, okurunu aydınlatma yok.. Bunun Türkiye'yi
tam üye yapmama belgesi olduğunu söyleme cesareti ve
dürüstlüğünden yoksunlar.. tam bir embesil pozisyonu.. Ama yalan bir çocuklarımız
ve geleceğimiz edebiyatı!.. Gözlerini ve yüreklerini sarmaşıklar bürümüş,
''isterük'' histerisi içinde, bugünkü koşullarda ve bu belgeyle gerçekleşmeyecek
bir hayalin peşindeler.. ''Amerikan Rüyası'' ..
Üstelik AB'ci tayfanın en sığ kesimi de Türkiye'nin karşısına bütün bu
engelleri, adı ulusalcıya çıkmış insanlar çıkarıyorlarmış gibi ''ulusalcılara''
küfretmekle meşguller. İnsanı kusturacak bir durum.. alçaklık,
küstahlık, aldatma, yalan, utanmazlık diz boyu..
Bazıları utanmadan yineliyor: ''Eeee kardeşim, orası bir kulüp, üyeliği
sen istiyorsun.. tabii ki istediklerini yerine getireceksin.. tabii ki
ayrıcalıklı davranacaklar sana..''
****
''Peki, ama..'' bile dedirtmiyorlar.. Peki kardeşim, demokratikleşme
falan hepsini istiyoruz.. AB'nin bütün standartlarının hepsini de tam
üyelik sürecinde gerçekleştireceğiz... Önümüzde en az 10 yıl var.. Zaten
tarama-müzakere süreci, bütün bu eksikleri tamamlamak için değil mi? Peki,
sen bana kemiksiz bir tam üyelik vaat ediyor musun?
Yok.. Yok diyen ben değil, Çerçeve Belgesi! Çerçeve Belgesi'nin kendisi
bir ikinci sınıf üyeliğin belgesi.. Bize bu belgeyi yutturmak için, Şükrü
Elekdağ' ın da dediği gibi bir Avusturya-Viyana kuşatması yalanı etrafında
gürültü koparılıyor. Avusturya sis bombası , Çerçeve Belgesi'nin içeriğini
saklamaya yönelik..
Olacaklar bellidir: tabii ki laf olarak ''imtiyazlı ortaklık''
terimi metne girmeyecek... Başta Blair , Schröder ve bizim iktidar ve
bütün yardakçıları olmak üzere, sürünerek de düzülerek de olsak, beşinci
bodrum katına tıkılıp hiç AB güneşi görmesek de, herkesin yararlandığı
olanaklardan yararlanmasak da, yurttaşlarımız dolaşamasa da, sadece AB'nin
güvenlik, piyasa ve Türkiye'nin çevre ilişkilerinden yararlanma politikalarına
hizmet ve uşaklık etmeyi öngörse de..
.. Sadece AB'ye hizmet eden ''ikinci tip ortaklık'' öngören ( ''imtiyazlı''
sı bile bir aldatmaca!) Müzakere Çerçeve Belgesi'ne evet diyeceğiz.. İşin
en acı tarafı .. bu imza Türkiye'nin tam üyeliğe gidiş belgesi ve büyük
bir zafer olarak kutlanacak.. Gazete manşetlerini şimdiden gözünüzün önüne
getirin..
****
Ben size söyleyeyim:
* Türkiye, Kıbrıs'ı Rumlara ve AB'ye peşkeş çekse; Ege meselesi Yunanistan
lehine çözümlense.. Ülke ''federatif'' olsa ve..
* Lozan'ın içeriğinde, AB'nin istekleri doğrultusunda değişiklikler yapılsa
bile; Ermenilerin isteklerine evet dense, soykırım resmen kabul edilse,
tazminatlar ödenmeye başlasa.. bile...
...Taslağı açıklanan Çerçeve Belgesi'ne göre, biz AB'ye eşit haklara sahip
tam üye olamayız..
Nitekim, yukarıda sıraladıklarımın hemen hepsi, Kıbrıs gibi bazısı hemen
çözülmek kaydıyla, diğerleri şu veya bu şekilde, kıyısından köşesinden,
ama zamanı gelince mutlaka yerine getirilmek koşuluyla, AB'nin Türkiye'ye
yönelik bütün belgelerinde yer alıyor. Tam bir süründürme görüşmeleri
..
****
Şimdi: Türkiye 1) bu belge ile tam üye olamayacağını bilmeli (çünkü Avrupa
biliyor).. 2) bu Çerçeve Belge sadece ekonomideki büyük altüst oluşu engellemek
için imzalanır... 3) böylece bir yıl zaman kazanılır; 4) ne için zaman,
derseniz, yerine getirmeyeceğimiz ilk büyük dayatmayı askıya almak için...
5) ekonomi biraz daha olağanüstü önlemlerle hazırlanır, 6) ve çanak çömlek
patladığında (bu kaçınılmazdır!) hasarı az olur.. 7) böylece bu belge
geçerliliğini yitirir... 8) Avrupa gönülden istediğinde zaten yeni bir
çerçeve belge hazırlanır.. 9) Türkiye, Avrupa'nın bütün standartlarını
ulusal bir uzlaşı ile, ekonomik çıkarları doğrultusunda gerçekleştirmeye
koyulur.. Türkiye bunu yapabilir..
Ben ki AB Projesi'ni ve Türkiye'nin AB üyeliğini gönülden destekleyen
bir insanım.. Ama görüyorum ki, tam üyeliğin zamanı bugün değil . Koşullar
olgunlaşmamış. Ne AB bizi almaya hazır ne de Türkiye kendisine dayatılan
bu koşulları kabul edebilir..
Avrupa, günlük hareket ediyor.. Hiç şüphem yok ki, dış koşullar Avrupa
için olgunlaştığında, ne Kıbrıs'ı takarlar ne Ermeni sorununu.. Hemen
kapıları açarlar..
Ama şimdilik, bugün bu evlilik gerçekleşmez.
Zamanı bekleyeceğiz.. Hiçbir şey kaçmıyor.. Kalkmayan tren zaten bir yere
gidemez ki!..
Tren kalkmaya hazır olduğunda bineriz..
|