26 Ekim 2005

ERMENİ KONFERANSI VE DEMOKRASİ


Yıldız SERTEL
 

Bazılarımız, Ermeni Konferansı'nı bir demokrasi imtihanı gibi kabul ettiler. Günümüz koşullarında, 'demokrasi' nin emperyalizmin elinde bir sömürü aracı haline geldiğini ya göremediler ya da görmemezlikten geldiler. ABD ''demokrasi uğruna'' on binlerce Iraklının kanını döktü. Felluce'yi, Telafer'i mezbahaya çevirdi, hem de kimyasal silah kullanarak.

Daha fenası, Soros 'un sözde barış için savaşan gençlik örgütleri, Gürcistan'da, Ukrayna'da ve Orta Asya ülkelerinde, ''demokrasi'' sloganlarıyla Rusya'dan yana rejimleri deviriyor. Ortadoğu'da ve Orta Asya'da Amerikan imparatorluğunu kurmak için kullanılan bir araç oldu demokrasi. Afganistan'da ise siyasi partileri olmayan, halkı okuyup yazma bilmeyen bir ülkede, binlerce adayın resimlerine dayanarak yapılan gülünç seçimlerle gülünç hale getirildi ''demokrasi'' . Demokrasi ne bir giysidir dışardan ithal edilen ne de her koşulda uygulanabilecek bir düzen!

Türkiye içeride bir karşı-devrim saldırısında; anayasamız, laik düzenimiz, bağımsızlığımız tehlikede. Limanlarımız, fabrikalarımız, her çeşit ulusal varlığımız satılmakta. Eğitim sistemimiz, devlet düzenimiz yozlaştırılıyor.

Koskocaman bir memleket davası var karşımızda! Dışardan gelen baskıların ardı arkası kesilmiyor. Türkiye, Avrupa'nın önünde el pençe divan durmuş hesap veriyor. ABD İncirlik'te, İskenderun'da üslerini kurmuş, askeri araç, malzeme, asker getiriyor. Bizi üs olarak kullanarak Irak petrollerine egemen olmak çabasında. Bunu yaparken de Kürt peşmergelerine dayanmaktan, PKK'yi desteklemekten geri durmuyor. IMF ise bizi sömürdükçe sömürüyor.

Bu koşullarda hangi demokrasiden söz edebiliriz? Evvela bağımsızlık; demokratik, laik, bağımsız Cumhuriyetin korunması. Anayasamızın, haraç mezat satılan ulusal varlıklarımızın korunması, çocuklarımızın laik okullarda okutulması, yarı aç yaşayan bir sömürge halkı olmaktan kurtulmak bizim derdimiz! Hangi demokrasinin hesabını veriyoruz biz Batı'ya ve ne için?

Ermeni Konferansı'nı örgütleyenler neden ABD'nin Irak'ta işlediği cinayetleri, Telafer soykırımını konu seçmediler? Tek görüşün belirtildiği, politik amaçlı bu toplantıda konuşanlar tarihi gerçeklerimizi bilmiyorlar mıydı? 1915'te doğu sınırımızdan saldıran Çarlık ordularının ön saflarında bir Ermeni brigadının bulunduğunu ve bu brigadın Sarıkamış meydan muharebesinde kırıldığını hiç okumamışlar mıydı? Bu bölgede, Osmanlı ordusunun direnişini baltalayan, yolları tıkayan, köyleri yakıp yıkan kişilerin (Ermenilerin değil) başka yörelere sürülmesi emri İstanbul'dan gelmişti. Bütün olayların bir savaş içinde cereyan ettiğini, Osmanlı ordusunun kendisini savunmak durumunda olduğunu inkâr etmek olası mı? ''Tarihimizle hesaplaşmak'' için tarihimizi bilmek gerek.

Demokrasinin emperyalist hedeflere kullanıldığı bir ortamda; Türkiye'nin içerden dışardan saldırıya uğradığı koşullarda, tek görüşün belirtildiği bu toplantının gerçek nedenini sorgulamak hakkımız değil mi? Bu toplantı Soros kokmuyor mu?