- Türkiye Cumhuriyeti ülkeyi işgal edip
parçalamak isteyenlere karşı kuruldu. Avrupa emperyalizmine karşı yüzyılın ilk
Kurtuluş Savaşı'nı kazandık.
Bugün ülke ABD ve AB tarafından yeniden
parçalanmak isteniyor. İçimizdeki oligarşi, Batı emperyalizminin taleplerini
halka (ve TSK'ye) rağmen bir bir yerine getiriyor.
- Ulusal egemenlik yalnızca işgalcilerin
bozguna uğratılması ile değil, "kapitülasyonların yırtılıp atılması ile
sağlandı" . Lozan yalnızca siyasal egemenliğin değil iktisadi
egemenliğin de perçinlendiği bir sonuçtur.
Bugün Türkiye'nin iktisadi egemenliği,
özellikle ortadan kaldırılıyor. Kurtuluşun ve Cumhuriyet'in yırtıp attığı
kapitülasyonlar bir bir geri getiriliyor;
- Egemenlik haklarımız Brüksel'e ve lMF'ye programlı ve bilinçli bir biçimde devrediliyor.
Batı tekellerinin Türkiye'yi askersiz
işgalleri için yeni kapitülasyon kanunları özellikle kabul ediliyor.
- Bankalarımız bir bir
yabancılara teslim ediliyor. Oyak, düşen son kalelerden
birisidir.
İçimizdeki oligarşi, emperyalizm adına
Türkiye'nin içini boşaltıyor; işbirlikçiler Cumhuriyet'i emperyalizm ile
birlikte ortadan kaldırmak için kapitülasyonları bir bir
geri getiriyor: Batı tekelleri ile kader birliği içine giren kimi büyük
holdingler emperyalizmin taşeronları durumuna geldiler; bölücüler ise zaten
emperyalizmin ürettiği güdümlü örgütlerdir.
Kapitülasyonların yeniden getirilmesi
Cumhuriyet'in, devletin ve gerçek demokrasinin yerine, "Batı için
parsellenmiş bir arka bahçe" hazırlıyor.
İşbirlikçi köktendinciler, tekeller ve
bölücüler Cumhuriyet'e ve devlete karşı ortak eylem içindeler. Kurtuluş
Savaşı'nda alamadıklarını şimdi sessiz ve sivil darbelerle almaya çalışıyorlar.
Cumhuriyet ve gerçek demokrasi düşmanları
Osmanlılaşma adı altında Batı emperyalizminin "ılımlı İslam
modelini" getirmek istiyorlar.
"İki yüz yıldır Batı ile taleplerimiz
ilk defa örtüştü" diyen
çevrelerin kastettikleri bu. İçimizdeki oligarşi de emperyalizm de Cumhuriyet'i
ve Kemalist devrimi tamamen yok etmek istiyorlar.
Özelleştirmeler, yabancı tekeller için
imtiyazlı özel kanunlar, dışa açılmış ve Türk halkına yabancılaştırılmış bir
piyasa modeli Cumhuriyet'i yıkmanın en kolay yolu. Emperyalizmin sessiz ve
sivil darbesi, yeni kapitülasyonlar üzerinden sömürgeleştirme amacını güdüyor.
- Özal neden " Türkiye'nin,
dünya ile ilişkilerini ipotek altına alan Gümrük Birliği'nin yolunu açtı"?
- 6 Mart 1995'te Tansu Çiller neden
ABD'nin (ve Richard Holbrooke ) talepleri
doğrultusunda Gümrük Birliği'ni imzaladı?
- 17 Aralık 2004 ve 5 Ekim 2005'te AB ve
ABD'yi arkalarına alacak "derin anlaşmalar" TSK'ye karşı güçbirliği değil miydi? (*)
ABD ve AB'nin yeni biçtiği elbiseye Türkiye'yi
oturtmak isteyen oligarşi yeni kapitülasyonlar ile emperyalizmin yolunu açıyor.
Bu anlaşmalarla birlikte TSK üzerinde
oligarşinin planlı ve düzenli operasyonları başladı. Çünkü oligarşinin ve
emperyalizmin Cumhuriyet'i (ve devleti) tasfiye etmesinin önündeki en büyük
engel TSK idi.
- 28 Şubat, süreci TSK'ye karşı yeni bir
işbirlikçi ortak bulup onu iktidara getirmek için hazırladı. Sermaye-bölücü
işbirliğine işbirlikçi köktendinciler de dahil edilerek oligarşi takviye
edildi.
TSK içerdeki oligarşinin Washington ve
Brüksel'i de arkasına alarak üzerine gelmesine karşı, Türk halkını yardıma
çağırdı. Bu arada, gerçek düşmanları halka teşhir etti.
Irak'ın kuzeyinde karşımızda PKK değil ABD,
AB ve İsrail var; Türkiye-AB çerçeve anlaşması Türkiye'yi tam üye yapmak için
değil, Cumhuriyet'in altını oymak ve ülkeyi parçalamak için. Soğuk savaş
sonrası NATO, Türkiye ve bölge için bir tehdit durumuna gelmiştir.
Ve bu düşmanların içerde ortakları vardı; TSK
oligarşiyi gösteriyordu. Türkiye'de demokratik sanılan kimi sivil örgütler
emperyalizmin içimizdeki maşaları haline gelmişlerdi. TSK isimlerini bile
verdi.
Oligarşinin yeni kapitülasyonları
Cumhuriyet'e karşı bir başkaldırıdır; sessiz darbenin en etkili silahıdır...
Halkımız tehlikenin boyutlarını görmek ve tepkisini ortaya koymak zorundadır.
(*) Avrupa'yla Derin Bağlar, Truva, 2007,
sayfa 34.