11/09/2006
YANILTMA (STRATEJİ)
MERKEZLERİ!..
Mahmut YILBAŞ
Strateji; yabancı dilden
(İngilizce)konuşma alışkanlığımıza girmiştir. Onlarca karşılığı vardır; Oyun,
düzen, dolap gibi…
İngilizce’de “stratagam”
, “strategy”
ve “strategist” ayni kökten gelirler.
Stratagam savaş hilesi, düşmanı yanıltma
planı; strategy bir savaşta, oyunda uygulanan ustaca
hazırlanmış plan; strategist ise, planlama uzmanı
anlamına gelir.
Bazı ülkelerde,özellikle ABD’de bu
iş ilim haline getirilmiştir.kamuda ,özelde ve eğitim kuruluşlarında
(üniversitelerde) kurulmuş merkezler sadece ulusal değil uluslararası alanda ün
yapmışlardır. Kendi insanlarını eğitmekle kalmıyorlar, dünyanın her yanından
gelmiş gönüllü veya devşirilmiş olanları, sonra
kendilerine hizmet etmek üzere, yetiştiriyorlar
Bu iş öyle bir hal almış ki,
saklısı, gizlisi kalmamış. Eğitim alanlar kendi ülkelerine döndüklerinde, asıl
meslekleri ile birlikte, almış oldukları eğitim doğrultusunda birde yönlendirme
uzmanı olarak hizmet veriyorlar.
Bunlar, bireysel hizmet sundukları
gibi, kurumsallaşmaya da gidebiliyorlar.
Kimileri, bu tür Sivil Toplum
Kuruluşlarını bizzat kuruyorlar veya kurulmasına öncülük ediyorlar; bazen de bununla da yetinmiyorlar, araştırma–geliştirme
merkezleri oluşturuyorlar.
Öyle pek fazla bilimsel olmamakla
beraber, daha yeni, bizde de yapılmaya başlandı…
Üniversitelerin genç yetmeleri ile
kimi emekli diplomatlar ve askerler bu işe pek meraklılar…
Emekli ünvanlarının
önüne araştırmacı, stratejist veya her ikisini
birlikte yazmak hiç vazgeçmedikleri alışkanlıkları oldu…
Biraz tarih, biraz coğrafya, biraz
diplomasi, biraz askerlik, ve biraz da ekonomi bilindimi,
her konuda ahkam kesmek için, engel kalmıyor demektir.
Ancak, bir ön koşul var!..
Yanında iki gözlük taşıyacaksın…
Biri ABD,
diğeri ise AB!..
İster konuş, ister yaz…
Ne yaparsan yap, ABD ve AB propagandası
yapmaktan dışarı çıkmayacaksın…
ABD, vazgeçilmez, karşı çıkılamaz
bir güç; dünyanın tek hakimi. Buna inanacak, buna inandıracaksın. AB ise,
demokrasi ve insan hakları savunucusu…
Türkiye ise devamlı karalanmalı…
Bu üçgen içinde kalmak kaydıyla,
ekranlarda açık, köşelerde…
Konuşabildiğin kadar konuşur,
yazabildiğin kadar yazarsın…
ABD Irak’a bomba yağdırırken,
bunlar da ekranlarda füze atarlardı…
Büyük Orta Doğu Projesi’de, ılımlı İslam da bunların
konuları..
Terörle mücadele mi, yine onlar
vardır…
Bol soslu laflar,bırakılsa sabaha
kadar konuşurlar..
Anlamlı,anlamsız sözlerden sonra,
mutlaka, şöyle bağlarlar sonu:
Türkiye, Irak’ta ABD’ye sınır
olmuştur…
ABD’nin izni olmadan hiçbir
şekilde kıpırdayamaz..
Ve, Kuzey Irak’ta yeni bir devlet
oluşmuştur..
Bu gerçek kabul edilmelidir...
Diğer ülkelerde, tabii başta
ABD’de, böylelerine ne derler,nasıl bakarlar
,bilemiyoruz ama;bizde her biri,sivil, asker, siyaset, eğitim alanlarında bulunmaz
“Bursa kumaşı” gibi makbuller,
kapanın elinde kalıyorlar.
Sonra?...
Sonrası mı?
Malum; bir türlü burnumuz pislikten
kurtulmuyor!...