Tarikat destekli feodal kültür Türkiye'yi teslim alınca:
- Toplumda hiçbir değer, hiçbir kural kalmaz.
- Sorunlar şiddet yoluyla, hatta cinayetle çözülmek istenir.
***
- Kentlerde, özellikle de büyük kentlerde yaşamak olanaksızlaşır.
- Ne can güvenliği kalır, ne mal güvenliği.
***
- Ne arkeolojik sit kalır, ne doğal sit, ne kentsel sit.
- Ülkenin bütün zenginlikleri yağmalanır ve yok edilir...
***
- Siyaset, ülkeye hizmet için değil, ülkeyi soymak için kullanılır.
- Politikacılar sorun çözmez, sorun üretir.
***
- Ulusal bütünlük ve vatandaşlık yok olur.
- Topluma, hemşericilik, cemaatçilik, kabilecilik, aşiretçilik, mezhepçilik,
tarikatçılık, sözün kısası bölücülük egemen olur.
***
- Okul sistemi, örgün ve yaygın eğitim çöker.
- Sistem, yurttaş yerine, fırsatçı üretir.
***
- Ne tahsilin önemi kalır, ne terbiyenin.
- Topçuluk, popçuluk, köşe dönücülük, çetecilik, tetikçilik egemen olur.
***
- Ülkenin kısa ve uzun dönemli çıkarları artık görülmez olur.
- Bireysel çıkarlar ön plana çıkar.
***
- Toplumsal ve ulusal özgüven biter.
- Yabancı hayranlığı, dışarıdan yönetilme ve kurtarılma arzusu gelişir.
***
- Hukuk, adalet, güvenlik biter.
- Yozlaşma, yağma, yolsuzluk ve yoksulluk egemen olur.
***
- Ülke, bağımsızlığını ve bütünlüğünü yitirir.
- Emperyalizmin pençesine düşer, bölünür.
***
Kimdir bunun sorumlusu?
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş döneminin tamamlandığı 1945'ten beri ülkeyi
yönetenler, dinci-feodal yapıyı koruyarak ortaçağ zihniyetini hortlatanlar
kimlerdir?
Kimlerdir o iç ve dış güçler?
Kimlerdir kent yağmacılığıyla dinci eğitimi iç içe geçirerek seçmeni
koşullandıran ve böylece Türkiye'yi tarikatçılıkla desteklenen feodal gecekondu
kültürüne teslim edenler?
Aydınları tetikçilere kurban edenler?
Türkiye'nin geleceğini karartanlar?
Kimlerdir, kimler?