Bir hafta önce televizyonlarda gördüğüm
görüntüler geliyor aklıma...
İçimden bir şeyler kopuyor...
Diyarbakır 'da, Batman 'da yaşları 15-18
arası değişen çocuklar işyerlerinin camlarını kırarken ne düşünüyorlar?
Bu intikam ve nefret duygularının nedeni
nereden kaynaklanıyor?
İşte tam o sırada DTP 'nin
Siirt İl Başkanı Murat Avcı çevresindeki topluluğa konuşuyor...
Nasıl bir konuşma bu!..
Kin, intikam ve nefret!..
Kime karşı?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı, Türklere
karşı!..
Üstelik bir iç savaş kışkırtmacılığı yapıyor
DTP İl Başkanı...
Türkleri ve Kürtleri kanlı hesaplaşmaya
girmiş bir düşman gibi görüp, çevresindeki yaklaşık 200 kişiye şöyle
sesleniyor:
''Esnaf kepenk kapatacak, çocuklar okula
gitmeyecek...''
Güneydoğu ve Doğu Anadolu yoksulluğun,
işsizliğin en yoğun olduğu iki bölge...
Buralarda doğru dürüst yatırım yok...
Iğdır 'dan Van 'a, Batman 'dan Elazığ 'a,
Diyarbakır 'dan Şanlıurfa 'ya dek tüm bölgede genç
nüfus ya meydanlarda ya da
kahvelerde...
İş yok, güç yok!..
Iğdır Ovası'nda üretilen ürün elde kalıyor;
Ardahan'da, Erzurum'da hayvancılık can çekişiyor...
Bu yüzden bölgede etnik milliyetçilik ivme
kazanıyor, PKK'nin güdümünden çıkamayan DTP halkı
başkaldırıya çağırıyor...
****
Son dört gündür Güneydoğu 'da ortalık
durulmuş gibi görünse de sakın inanmayın...
Kültürel hakların tanınması gibi sözler
giderek bir başka boyuta taşınıyor, genel af ilan edilmesi ve Apo 'nun salıverilmesi
Washington'da konuşulmaya başlanıyor...
Televizyon kanallarında yapılan tartışmaları
izliyor musunuz?
Artık kimi belediye başkanları, gazeteciler,
aydınlar, DTP 'liler, PKK 'nin
bir terör örgütü olduğunu söylemekten özellikle kaçınıp ''dağdaki gerilla''
diye konuşuyorlar...
Kapalı kapılar ardında konuşulanlar ilginç...
Deniyor ki:
''Türklerle Kürtlerin Türkiye
Cumhuriyeti'nin kurucu ulusu olduklarının anayasaya yazılması...''
Tartışmalar Brüksel'de de yapılıyor,
Türkiye'nin PKK'yle aynı masaya oturması isteniyor...
PKK ile dirsek temasında olan kimi Avrupalı
milletvekilleri, ''ETA ve IRA'' örneğinden yola çıkıp PKK 'nin
silah bırakması koşullarının ''genel af'' la sağlanabileceğini gündeme
getiriyorlar...
PKK 'nin, DTP 'nin aracılığıyla istediklerinin siyasi olduğu bir gerçek...
Kültürel haklar, Kürt kimliğinin anayasal ve
yasal güvenceye alınması, Kürtçenin eğitim dili
olması istemleri şimdilerde pek ağırlık kazanmıyor...
Tek istek şu:
''Genel af!..''
Apo, İmralı 'dan çıkacak ve DTP'nin
başına geçecek...
Peki bu gerçekleşmezse ne olacak?
PKK, Türkiye'de kanlı bir süreci
başlatacak...
Tüm bunlar yaşanırken Kanada ve ABD
Büyükelçiliği'nde görevli iki kişi DTP'yi ziyaret
ediyor, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk' la görüşüyor.
****
Üç gün önce Oral
Çalışlar Cumhuriyet'te şöyle yazmıştı:
''Süreç öyle görünüyor ki; DTP'li yöneticilerin ve DTP'li
belediye başkanlarının baskı altına alınmasını, tutuklanmalarını beraberinde
getirecek. Yasal temsilciler bertaraf olabilirler. PKK'nin
böyle bir süreci planlamış olması mümkün!''
Vay sen misin bunları yazan!..
Oral Çalışlar'a Ülkede Özgür
Gündem gazetesi, ''En büyük provokasyon'' başlığıyla saldırdı.
PKK yandaşı gazete Oral
Çalışlar'ın ne JİTEM 'ciliğini
bıraktı, ne de kontrgerillacılığını...
Demek ki PKK kendisi gibi düşünmeyen, şiddete
karşı çıkan Türk ve Kürt herkesi ''hain'' olarak görüyor!..
Burada şunu söylemek istiyorum:
''PKK, Türkiye'yi kan gölüne çevirmek
istiyor. Elbet gücü yeterse...''
Eli kanlı canilerin ne yapmak istediklerini
kimi DTP 'liler de biliyor, aydınlar da...
PKK şiddet peşinde...
PKK , Diyarbakır'da, Batman'da işsiz ve
yoksul insanlarımızın çocuklarını sokağa döküp kan ırmağında umut arıyor...
Ama nafile!..