Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt 'ın dünkü konuşması için söylenecek ilk söz şudur: Demek ki,
Türk Silahlı Kuvvetleri olayın farkındadır; Türkiye'nin karşı karşıya
bırakıldığı iç ve dış tehditleri görmüştür ve bu tehditlere karşı koymaya
hazırdır.
Bunu bilen
zaten biliyordu.
Ama Büyükanıt'ın sözleri, bilmeyenlere, bilmek istemeyenlere
esaslı bir cevap oldu. Ve son zamanlarda, önünü görmekte zorlanan, belirsizlik
içinde kıvranan, umutsuzluğa kapılan kitlelerin içini ferahlattı.
Orduyu köşeye
sıkıştırmak, yıpratmak, etkisiz hale getirmek için yıllardır sürdürülen
çabaların amacına ulaştığını düşünmüş olanlar, dün feci şekilde yanıldıklarını anlamış
oldular. (Umarız...)
Büyükanıt, Türkiye'nin karşısındaki tehditleri tespit etti.
Her tespitin tehditler karşısında yapılacak olanları da içerdiğini vurgulamaya
gerek yok.
Bir: Türkiye
Cumhuriyeti, tarihinin en büyük tehditlerinden biriyle karşı karşıyadır.
Silahlı terörün açtığı yoldan ilerleyen etnik milliyetçilik, bölücü bir
harekete yönelmiştir. Etnik, ırkçı milliyetçiliğe dayanan terörist hareket,
Kuzey Irak'tan lojistik, Avrupa'dan siyasal destek almaktadır ve Türkiye'de bu
örgüte yardım eden siyasal parti vardır.
Bir ülkede en
büyük güvenlik kurumunun başındaki insan, bir genelkurmay başkanı bu tespiti
yapıyorsa, bu çok ciddi bir olaydır ve çok ciddi bir uyarıdır.
Genelkurmay
Başkanı'nın "Kuzey Irak'a askeri operasyon yapılmalıdır, siyasal karar
ortaya çıkar, görev verilirse biz bu göreve hazırız" şeklindeki
sözlerinin altını çizmeye herhalde gerek yoktur. Ancak Büyükanıt'ın
bu sözlerini şu sözleriyle birlikte değerlendirmek daha anlamlı olacaktır: "Kuzey
Irak'takileri şımartanların kimler olduğunu iyi biliyoruz."
Evet, Kuzey
Irak'takileri, terör örgütünü, o örgütün arkasındaki Talabani 'nin, Barzani 'nin ve
onların da arkasındaki "şımartan gücün" kim olduğunu herkes
biliyor.
Türk Silahlı
Kuvvetleri dün, Genelkurmay Başkanı'nın ağzından Amerika'ya çok ciddi bir uyarı
yapmıştır. Amerika itiraz etse de, Türk Silahlı Kuvvetleri, siyasal irade
ortaya çıkar, kendisine görev verilirse, Kuzey Irak'ta operasyon yapmaya hazır
ve kararlıdır. Yapılması gereken de zaten buydu. Çünkü olay, sadece terör
örgütü olayı değildir. Onun arkasındaki yerel ve transatlantik güçlerdir.
Genelkurmay
Başkanı'nın dünkü konuşmasından sonra, Türkiye'nin bölünmesi çabalarına karşı
mücadele artık başka bir boyut kazanacaktır. Artık birilerinin şapkalarını
önlerine koyup düşünmeleri gerekecektir. Buna, bugün Türkiye'deki "siyasal
irade" de dahildir. Türkiye'yi hedef alan teröre karşı çıkmadığı gibi
yalan üstüne yalan söyleyen Amerika yönetimi de dahildir.
Büyükanıt, Cumhurbaşkanlığı konusunda da tavrını net
koymuştur: Türk ordusu, başında, "Türkiye Cumhuriyeti'nin temel
değerlerine sözde değil, özde bağlı bir başkomutan" istemektedir.
Cumhurbaşkanı
adayı olmak isteyenlerin, aynanın karşısına geçip bu niteliklere sahip olup
olmadıklarını sorgulamaları gerekecek.
Büyükanıt'ın sözleri, askerin, ülkeyi ve orduyu kuşatan güçlere
karşı bir huruç (yarma) harekâtıdır.