Kendini Korumayı Öğrenmek...
Erdal Atabek
En zor işlerden biridir 'kendini korumayı öğrenmek'.
'Kendini korumayı öğretmek' de çok zor işlerden biridir.
Genel olarak çocuklarımızı 'biz koruruz' .
Büyüyünce de 'bizi koruyacak birileri' ni ararız.
Oysa ne çok konuda 'kendimizi korumayı öğrenmek' zorunda kalırız.
Gündelik yaşamda nelerden 'kendimizi korumamız' gerekir?
Yanlış yükümlülüklerden?
İş bıkkınlığından?
Yanlış insanlardan?
Çevre taklitçiliğinden?
Aşırı hırstan?
Yersiz korkulardan?
Çeşitli bağımlılıklardan?
Zaman baskısından?
Gelecek kaygısından?
Kendini korumak.
Sanıldığından çok daha önemli bir konudur da bu konuda ufkumuz çok dardır.
Küçük çocuklukta kendimizi 'dürtüsellikten koruma' öğretilmez.
'Dürtüsellik', içimizden geleni aklımızı kullanmadan yapıvermek demektir.
Bırakın küçük çocukluğu, erişkin yaşlarda erişkin olamayan nice kişi kendini bundan korumayı öğrenememiştir.
Elbette, bu öğrenmemenin ağır bedelleri vardır ve ödemek zorunda kalınmıştır.
Ergenlikte 'davranış bozuklukları' ndan korunmayı öğrenmemiz gerekir.
Bunu öğretmezler ama matematik ve tarihi öğretmeye çok önem verirler.
Erişkinliğin ilk döneminde 'sevdiğini yapmak-yaptığını sevmek' kendini korumanın çok önemli bir yoludur.
Ama biz bunu 'bulduğunu yapmak-yaptığını zorla da olsa sürdürmek' diye öğrendiğimiz için 'sevmek ile yapmak' arasındaki bağı kopmuş işleri yıllar boyu sürdürürüz.
Programlı çalışmayı öğrenemeyince zaman baskısından kendimizi koruyamayız.
İrade gücümüzü kullanmayı bilemediğimizden çaşitli bağımlılıkların tuzağına düşeriz.
Herkesin yükünü kendisine vermeyi bilemeyince aşırı yüklenir ve bunalırız.
Çevre taklitçiliğinden kurtulamayınca kendimiz olmayı öğrenemeyiz.
'Kendini korumayı öğrenmek' bu denli önemli bir iştir.
***
İyi de bunu öğrenmenin yolu nedir?
Yetkin anne babalar, çocuklarına 'kendini korumayı öğretirler'.
Çocuğu yaşamdaki olaylarla karşılaştırmak, onun yapacaklarını örmek, sonra da sonucu birlikte değerlendirerek ona ne yapacağını öğretmek bunun yoludur.
Çocuğun kendi yapacaklarını öğrenmesi için de ona kendi sorumluluğunu vermek gerekir.
Ergenlikte bu konunun anahtarı 'kendini kontrol etmeyi bilmek' tir.
'Kendini kontrol etmek', beş yaşına kadar öğretilmeli, ergen çocukta da bu nitelik yaşam pratiğine dönüşmüş olmalıdır.
Yetişkin de 'kendini korumayı bilme' nin anahtarı, ne yapması, ne yapmaması gerektiğini bilmek, bunları neden yapıp, yapmaması gerektiğini sorgulamaktır.
Buna 'yaşama bilinci' demek doğrudur.
Yaşama bilinci olan kişi, yaptığını-yapmadığını, istediğini-istemediğini, yapacağını-yapmayacağını nedenleriyle sorgulayarak bilen kişidir.
'Yaşam bilgeliği' denilen konum da budur.
Sokrates'e atfedilen dua budur:
'Tanrım,
Değiştirmem gerekenler için güç ver,
Değiştiremeyeceğim şeyler için sabır ver,
Bu ikisini birbirinden ayırmak için de akıl ver'.
Yaşama bilinci bu duadan daha etkili olmalı.
Karar mı? Her işte olduğu gibi 'herkesin kendi kararı' dır...
Cumhuriyet Gazetesi - 21.01.2008