BUNA DEMOKRASİ Mİ DENİYOR?..
Mahmut YILBAŞ
Partiler milletvekili listelerini açıkladılar.
Çarşaf, çarşaf
Kimisi birleşti liste yaptı…
Kimisi birleşti, ayrıldı tekrar birleşti, listelerini öyle açıkladı.
Aday adayları seçmenin, halkın önüne değil partilerinin kapılarının önüne yığıldılar…
Genel başkanlarına olmadı yakınlarına ulaşmak uğruna yapılmadık bırakılmadı.
Öyle bir pazardı ki, değme gitsin…
Benim diyen at pazarları yanında sönük kalır…
Ne satıldı?
Ne alındı?
Kim ne sattı?
Kim ne aldı?
Aldıran kaldı m, acaba?..
Bilinmez!..
Peki, bu nasıl bir oyun?
Kim kimi aldatıyor?
Kim kimin gözünü boyuyor?
Buna demokrasi mi deniliyor?
Yeryüzünde kendinin bu kadar ahmak yerine konulmasına bigane kalan başka bir toplum var mı; kaldı mı?
Bu aldatmaca da medya yerini almış, görevini layıkıyla yapmış göründü?
Böyle başa, böyle tarak!..
Bohçacılar gibi…
Kapı kapı dolaştılar, onu bunu birbirine düşürdüler…
Sayelerinde sabah barışanlar, akşam küstüler; öğlen el sıkışanlar gece yarısı ayrı yataklara girdiler…
Sonunda partiler milletvekili aday listelerini hazırlayıp görevli kuruma teslim ettiler ve böylece rahatladılar.
Kimi sekreterini, kimi korumasını, kimi akrabasını kimi de paralısını liste başlarına oturttular!..
Öyle oturtma ki, patlıcan musakka yanında halt eder. Biberi, tuzu, yağı yerli yerinde, afiyet olsun yiyene…
İyi de nasıl hazmedilecek, yani sindirilecek…
Bunlara yarın ülke ve halk teslim edilecek
Ne olacak halimiz?!..
Biz bütün bunları hak ettik mi?
Yoksa “her toplum kendine uygun kişiler tarafından yönetilir” sözü doğru mu?
Gördünüz mü, birleşin sözünün başımıza açtıklarını.
Görünen o ki; seçmen bu defa da sandıkta zorlanacak…
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayalım da…
Haydi hayırlısı…