SEÇİM SONUÇLARININ DEĞERLENDİRMESİ

Mahmut YILBAŞ

 

22 Temmuz milletvekili seçim sonuçları hakkında yorumlar, nedense, hala yüzeysel olarak yapılmaya devam ediliyor. Öyle ki, zahmet edip 2002 seçim sonuçlarıyla bile karşılaştırılmıyor. Genel yaklaşım, seçmenin gelişigüzel ve “Seçim promosyonlarına” itibar göstererek oy kullandığı yolunda olup, demokrasinin geleceği için kaygılar taşımaktadır. Bu yorumları, tamamen görmezden gelmek, elbette gerçeklere sırt dönmek anlamını taşır; ancak, inceleme yaptıkça, rakamların, farklı başka unsurları da gündeme getirdiği görülmektedir.

Böyle bir sonuca; 2007 seçim sonuçlarını 2002 yılı rakamlarıyla, kimi illerin sosyolojik, ekonomik ve idari yönden gruplara ayırarak basit şekilde karşılaştırmakla ulaşılabilmektedir. Daha ayrıntılı bir inceleme, 2007 seçim sonuçlarını daha bilimsel ve gerçekçi şekilde okumamıza yardımcı olacaktır. Hemen belirtelim, incelememiz sadece iktidar partisi AKP açısından yapılmıştır. Seçim sonuçları, her siyasi parti açısından, her ne kadar genel bir takım etkenler olmasına rağmen, farklı unsurlara bağlı olarak ortaya çıktığına inanmaktayız. Bu da, hiç olmazsa, barajı geçen siyasi partilerin seçim sonuçlarını ayrı ayrı değerlendirip, başka bir yazı konusu yapılmasını gerektirmektedir.

 

I-                  AKP’ye, Bingöl hariç, 9 il, her iki seçimde de en fazla oyu vermiştir:

 

İLLER

OY ORANI

2002

2007

ERZURUM

%54,65

%68,24

KAHRAMANMARAŞ

%53,88

%67,83

MALATYA

%50,68

%66,73

KAYSERİ

%54,34

%65,63

AKSARAY

%48,09

%63,30

YOZGAT

%51,13

%62,39

ÇANKIRI

%49,93

%60,70

KONYA

%54,34

%65,24

KÜTAHYA

%48,97

%62,39

 

İktidar partisi AKP’nin en fazla oy aldığı 9 ilde, 2002 yılında oy ortalaması, %51,6 ve 2007 yılında ise %%64,6 olmuştur. Artış %13’tür ki, genel oy artış oranının çok az üzerindedir.

İki genel seçimde bu 9 ilde AKP’nin aldığı oy oranlarının karşılaştırılmasında, şu görüşleri ileri sürmek, gerçeğe yakın olacaktır:

1-      Bu illerde  sağ partilere oy veren seçmen sayısı çoğunluktadır.

2-      Bu özellikleri ile, cemaatlerinde en etkin olduğu iller olmaktadırlar.

3-      2002 yılında, AKP’ye hangi nedenlerle oy vermişlerse, seçmenin siyasi tercihi devam etmektedir.

4-      2007 seçiminde AKP’nin sağladığı %13’lük oy artışı, iktidar olmaktan kaynaklanan artış olarak değerlendirilmesi daha gerçekçi olur, düşüncesindeyiz…

5-      Siyasi tercihinde seçmen, milliyetçiliğe değil, etnik kökencilik dışında, dincilik söylemlerine ağırlık vermiştir.  AKP’nin genel yaklaşımına, terörle mücadelede verilen şehitlere, Türk kamuoyunun yakından izlediği, Türkiye’ye karşı AB ve ABD’nin sürdürdüğü bölücülük politikalarına, misyonerlik, ulusal varlıkların (topraklar da dahil) yabancılara satılması gibi olgulara karşı seçmen, laik-antilaik tartışmalarında, yaşam biçimine yakın siyasi görüşü desteklemiştir.

6-      Seçim sonuçları; bu illerde seçmenin oyunu belirlemede, medya ve sosyal yardımların, cemaatlerin desteği kadar etkin olmadığına işaret etmektedir.

7-      Düşük kur uygulaması, buna bağlı olarak düşük enflasyon ve var gösterilen “ekonomik istikrar” küçük ve orta ölçekli sanayinin etkin olduğu illerde AKP’nin oy artışının diğer bir etkenidir. Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya illeri örnektir. Bu konuya aşağıda tekrar değinilecektir.

 

II-              Örnek seçilen 10 büyük ilde oy artış oranı, Türkiye genelindeki oy artış oranının altında kalmıştır:

 

İLLER

YILLAR

2002

2007

İSTANBUL

% 37,02

% 45,04

ANKARA

% 38,11

% 47,43

İZMİR

% 17,17

% 30,44

BURSA

% 41,30

% 50,65

ADANA

% 26,82

% 36,83

KONYA

% 54,94

% 65,24

ANTALYA

% 21,16

% 33,43

MERSİN

%18,07

% 27,12

KOCAELİ

% 42,85

% 49,19

KAYSERİ

% 54,34

% 65,21

 

Yukarıdaki tabloda görüleceği gibi; AKP’nin, Büyükşehir belediyesi bulunan 10 büyük ilde 2002 yılında oy ortalaması % 35,26, 2007 yılında ise % 46,5 olmuştur. Bu 10 ilde oy artış oranı %11,34’tür. Bu artış Türkiye genelinden 2 puan daha azdır. En çok oy aldığı 9 il arasında bulunan Kayseri ve Konya dikkate alınmadığında artış oranı %6,20 oluyor ki bu Türkiye genelindeki artış oranının ancak %50’sini teşkil etmektedir.

Bu bulgular ışığında:

1- AKP diğer illerde gösterdiği oy artışını Büyükşehir belediyesi olan illerin tamamında gösterememiştir. Türkiye genelinde %12 olan oy artış oranı bu 10 ilde ancak %6,20’de kalmıştır.

2- Bu sonuç, AKP’nin dinci görünümünün büyük şehirlerde, diğer iller kadar etkili olmadığının bir göstergesidir.  

3- AKP’nin sosyal yardım kampanyasında Büyükşehir Belediyelerinin özel bir konumu bulunmaktadır. Valilik ve kaymakamlıkların yönetimindeki sosyal yardım fonları kadar Büyükşehir Belediyeleri de yardım dağıtımında etkin olmaktadırlar. Seçim promosyonlarının, Büyükşehir Belediye hudutlarında yaşayan seçmen üzerinde, diğer illerde olduğu kadar etkin olmadığını, sonuçlar göstermektedir.

4- Büyükşehirlerde yaşayanlar yerel yönetimlerden memnun değillerdir. Bu gerçek parti gözetmeden kendini göstermektedir. Mersin, Eskişehir, İstanbul, Adana, Aydın, örneklerden bazılarıdır. Bu konu, yerel yöneticiler ve sistem bakımından ayrıca incelenmelidir.

5- Bürokrasinin, hükümet yani iktidar yanında yer almasının halk üzerindeki etkisi, Büyükşehirlerde azalmakta, seçmen tesir altında kalmadan oyunu kullanabilmektedir.

 

 

 

 

 

 

III-          İktidarın ekonomik politikaları seçmeni ne yönde ve oranda

          etkilemiştir:

İktidarın   ekonomide en belirgin politikası tarım ve sanayide uyguladıklarıdır.

Özetle, tarımda korumacılık kaldırılarak dış rekabete açılmış; sanayide ise, faiz ve döviz ikilisine dayalı düşük kurla enflasyon kontrol altına alınmış, ithalat cazip duruma getirilmiştir.

Tarımla, küçük ve orta ölçekli sanayinin etkin olduğu 10 ilde, son iki genel seçim sonuçları karşılaştırılarak durum değerlendirmesi yapılacaktır.

 

İLLER

YILLAR

2002

2007

GAZİANTEP

% 40,04

% 59,17

ESKİŞEHİR

% 29,59

%44,41

KAHRAMANMARAŞ

% 53,88

% 67,83

KAYSERİ

% 54,34

% 65,63

BURSA

% 41,30

% 50,65

ADANA

%26,12

% 36,83

MERSİN

% 18,07

% 27,12

ANTALYA

% 21,16

% 33,43

AYDIN

% 18,27

% 29,14

EDİRNE

% 8,73

% 20,73

 

Yukarıdaki tabloda illerin ilk 5’i sanayi, diğerleri ise tarım için örnek seçilmişlerdir.

Sanayi için örnek seçilen illerin, son iki seçimdeki aldıkları oy oranları karşılaştırıldığında artış oranı %12,79 olmaktadır; ki, 2002 seçim oy ortalaması %44,75  ve 2007 ise %57,54’tür. %57,54, Türkiye ortalaması olan %46,7’den %10,08 daha fazladır. 

Bu bölümde, yan yana iki ilin seçim sonuçları, Türkiye genellemesi bakımından, özel bir öneme sahiptir. Bu iller Gaziantep ve Kahramanmaraş’tır. AKP, Gaziantep’te 2002 yılında aldığı %40,04 oyunu, 2007 yılı seçiminde %59,17’ye yükseltmiştir. Artış %19,13’tür ki, yaklaşık Türkiye ortalamasının iki katıdır. AKP, oyunu en fazla bu ilde yükseltmiştir. Diğer il Kahramanmaraş’ta ise, benzer bir durum vardır. 2002 yılında alınan %53,88 oy, 2007 yılında %67,83’e yükselmiş; artış %13,95 olmuş ki bu da en yüksek artışlardandır. Bu iki ildeki seçim sonuçları, son bölümde ayrıca değerlendirilecektir.

Tarımda ise durum, biraz daha farklılık göstermektedir. 2002 yılında örnek seçilen 5 ilde AKP’nin aldığı oy %18 iken, 2007 seçimlerinde bu oran %29,47 olmuştur. Artış oranı %11,47’dir. Bu artış  AKP’nin Türkiye genelinde   sağladığı oy artış oranına denk gelmektedir.

Tarım açısından, seçim sonuçları bakımından ortaya çıkan gerçek; seçmen, iktidarın tarım politikaları konusundaki şikayetlerini oyuna yansıtmamış olmasıdır. Bunda ne etkili olmuştur ayrıca araştırılmalıdır.

 

IV-      Sonuç:

1-Bu kısa ve basit inceleme, Türkiye genelinde iktidar partisine verilen %46,7 oy oranına bakarak, seçim sonuçlarındaki seçmen temayülünü tespit etmek bakımından tek başına yeterli olmadığı gibi yanlış değerlendirmelere sebep olacağını ortaya çıkarmaktadır.

2-Medya ve seçim promosyonu (yasalara göre suçtur) sanıldığı kadar seçmenin oyunu belirlemede etkili olmamıştır.

 

3-Seçim sonuçlarını, birinci derecede etkileyen husus; cemaat, dinci grup ve tarikat çalışmaları olmuştur.  Bu gerçek, çok açık olarak görülmektedir. Sandık, cemaat ve tarikatların sanki kontrolü altındadır. Bunlar arasında en etkili olanı da “Gülen Grubu” olmuştur. Erzurum, Kahramanmaraş, Gaziantep, Kayseri, Konya bu durum için örnek teşkil etmektedir.

Cemaat, tarikat, dinci gruplar ile etkili ve organik bağlar kuramamış siyasi partilerin seçimlerde şansı olmamıştır. Kimi partilerin 33 ilde milletvekili  çıkaramamış olmalarının başka türlü izahı bulunmamaktadır.

4-Seçim öncesi, batı illerinde yapılmış “Cumhuriyet ve Laiklik”  mitingleri toplumun iki kampa savrulmasına sebep olmuştur. Bu durum, 3. maddedeki konuyla birlikte değerlendirildiğinde, seçim sonuçlarını hangi etkinin daha belirleyici olduğu bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmaktadır.

5-Seçmen oyunu kullanırken, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı dönemindeki tutumundan da etkilenmiştir. Daha önceki Cumhurbaşkanları Süleyman Demirel, Turgut Özal ve hatta Kenan Evren halka daha yakın olmuşlar; sosyal ve kültürel dengeleri gözetmişlerdir. Hiçbir dönemde toplum bu kadar laik ve anti-laik diye kamplara ayrılmamıştı. Bu kamplaşmanın, bu kadar derinleşmesinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in toplumdaki dengeleri gözetmemiş olmasının rolü büyük olmuştur. 

6-Siyasi partiler, hem kendi tabanlarından ve hem de Genel seçmenin siyaseti anlayışından uzak düşmüşler; diğer taraftan teşkilatları da, tabana dönük çalışmalarını, neredeyse, unutmuşlardır. İktidar partisi de dahil hiçbir siyasi partinin, işlevsel bir örgütü bulunmamaktadır. Siyasi partiler, kuruluş amaçlarını ve görevlerini halktan uzak kalarak, yerine getirememektedir. Sivil Toplum örgütleri, siyasi parti teşkilatlarından daha etkin hale gelmişlerdir. Eskinin, taşrada, partili (CHP, DYP, ANAP) dayanışması yok olmuştur. Vatandaş, parti kimliğini unutmuştur.

7-Merkez sağ olarak nitelenen DP ve ANAP’ın hem örgüt ve hem de kemikleşmiş seçmeninin seçim sırasında moralsizliği, AKP’nin yararına olmuştur.  Genel seçmenin en az %6’lık bölümü ki, bunlar 2002 seçimlerinde DYP ve ANAP’a oy vermişlerdi, bu defa oylarını AKP için kullanmışlardır. Bu sayıya, önceki seçimde Genç Parti’ye oy vermiş %3’lük, en az, seçmende ilave edilmelidir.

8- 2007 seçimlerinde seçmenin siyasi tercihini hangi sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal etmenlerin oluşturduğunu bilimsel veriler altında ortaya koyabilmek için, öncelikle şu illerimizde toplum tabanına dayalı bir araştırma yapılması gerekmektedir. Bu iller Erzurum, Malatya, Gaziantep, Kahramanmaraş, kayseri ve Konya’dır.

Evet, bu iller AKP’ye en fazla oy veren iller arasında bulunmaktadır. Bu yeni siyasal yönelişin düşünce ve duygusal verilerini, bu illerde yapılacak bir sosyolojik araştırma ortaya koyabilecektir. Seçmenin bu siyasi tercihi, yeni bir “sosyal ve siyasal hamur”un oluştuğuna işarettir. Ancak, bu “hamur”un oluşmasında ne kadarı dincilik, ne kadarı ekonomik, ne kadarı etnik kökencilik ve ne kadarı devlet aygıtının rolü olduğu, bu araştırma ile ortaya konulabilir.

Özet olarak; ulusal dip dalgasının karşısına başka bir dip dalgası çıkarılmıştır. Bu; çekirdeğinde “çıkar”  çevresinde ise dincilik, etnik kökencilik ve emperyal güçlerle işbirliğinde oluşan bir dip dalgasıdır.

Bu yeni sosyal ve siyasal gücün geçici bir seçim sonucu olduğu değerlendirmesi sivil ve kamusal, bütün düşünce ve öngörüleri tarihsel bir yanılgıya düşürür.

Bu güç küresel ısınma gibi süreklilik özelliğini taşımaktadır.