Bu Nasıl Karşıtlık?..

           

-       Türkler Karşıymış…

-       Kime?..

-       ABD’ye…

-       Nerden Çıktı?..

-       Araştırmacılar öyle diyormuş!..

-       Olabilir!..

-       Peki!.. Ya seçim sonuçları?..

-       Ne alakası var?..

-       Hani, diyorlardı, ya!..

-       Ne diyorlardı?..

-       Teslim olmuş…

-       Kime?..

-       ABD’ye!..

-       Bunlar yakıştırma…

-       Gazeteler yazmadı mı?..

-       Neyi?..

-       Ne, yok ki?..

-       Öyle kaçamak olmaz; bildiğin varsa söyleyeceksin…

-       Söyleniyor da, ne oluyor?..

-       Cevabı veriliyor, daha ne olacak da?..

-       Veriliyor da, diğer taraftan da kervan yoluna devam ediyor; işlerini bitiriyorlar…

-       Ne kervanı, biz izin vermezsek hiçbir şey bitmez…

-       İzin verdiniz ki, oldu da bitti bile!..

-       Biten nedir?..

-       Ne olacak?.. Adam elini kolunu bağlamış, “30 değil 100 şehit versen bile sabır gösterip Kuzey Irak’a adım atmayacaksın” diyor, iktidarın iplerini okyanus ötesinde tutanlar…

-       Kim dinler de onları?..

-       Göreceğiz!..

-       İşte, sınır ötesi için Meclis’ten tezkere geçti…

-       Geçti, geçmesine de; uygulatacaklar mı, bakalım…

-       Girilecek, girilecek!..

-       Laf kalabalığına getirip, girilecekmiş gibi yapılıp seni yine uyutacaklar, korkarım…

-       Bu defa uyutamazlar… Bıçak kemiğe dayandı… Evlatlarımızı, hep dağlarda, şehit mi vereceğiz?..

-       Sadece şehit vermekle kalınmayacak, Ermeni soykırım iddialarını da Temsilciler Meclisi’nde kabul edecekler…

-       Kim edecekmiş?..

-       ABD… Başa iktidar yaptıklarınızın destekçileri…

-       Bize plan-proje sökmez…

-       Öyleyse BOP ne oluyor?..

-       O’da ne?..

-       Büyük Ortadoğu projesi…

-       Ne olmuş da, O’na

-       Türkiye’yi de ilgilendiriyor!..

-       Neresi?..

-       Diyarbakır merkez olacakmış…

-       Bizim Başkentimiz Ankara’dır…

-       Ankara, Atatürk Cumhuriyeti’nin başkentidir…

-       Atatürk demek, biz demektir…

-       Onlar öyle demiyor ama; Atatürk’ü anayasadan çıkaracağız, ılımlı olacağız diye dayatıyorlar…

-       İyi değil mi?.. Sert olundu da ne oldu?.. Ortada kırmızılar mı kaldı?.. Dağdakiler düze indirildi mi?

-       Ne alakası var?.. Bu iş İslam’la ilgili…

-       Daha iyi değil mi?.. Hep radikaller, köktendinciler diye şikayet edilirdi… Adamlar ılımlı yapacaklarmış, işte!..

-       Mahalle baskısının ılımlısı olur mu?..

-       Hangi mahalle?..

-       Herhalde Hıristiyan değil bizlerin mahallesi…

-       Ne olacakmış?..

-       Herhalde salyangoz sattırmayacaklar!..

-       Sattırmasınlar!.. İhraç edip açığı kapatsınlar…

-       Dış ticaret açığı salyangoz satmakla kapanmaz!..

-       Ne yapmalı, peki?..

-       Malezya’dan ithalat kısılmalı!..

-       Ne ithal ediyoruz da?..

-       Daha ne olacak?.. Yakında Malezya olunacak deniliyor!..

-       Nasıl olacak?..

-       Yeni Osmanlıcılıkla … Yani padişahlık geri getirilecek, herhalde…

-       Ne dedin, ne?.. Biz padişahları başımızdan atalı yıllar oldu… Kurtuluş Savaşı yapmıştık… Cumhuriyet’i kurmuştuk… Atamız, buna müsaade etmemişti…

-       Atatürk’ü de istemiyorlar… Anayasa’dan çıkaracağız diyorlar…

-       Kim demiş?..

-       Seçtikleriniz!..

-       Kim seçti de?..

-       Üçün değil, ikinin biri “Evet” demedi mi?..

-       Dedi… Dediyse padişahlık mı olacak?..

-       Evet, tam üzerine bastın…

-       Ben ve halkımız… Öyle bir şey demedik…

-       Oy verdin… Top senden çıktı… Geçti Bor’un pazarı… Derdine yan… Kim seni dinler ki?..

-       Bu işin, bir daha, sandığı var!..

-       Kim öle, kim kala… Çok eşek, yonca diye öldü…

-       Ama AB’ye de, ABD’ye de karşıyım ben…

-       Seninki karşıtlık değil; olsa olsa, kafa karışıklığıdır

Bundan sonra;

Kim dermiş?..

Ne dermiş?..

Artık, kulak asan mı;

Kalmış?..