"Halkçıyız, devletçiyiz, devrimciyiz, laikiz, milliyetçiyiz, Cumhuriyetçiyiz..."
Mustafa Kemal Atatürk 'ün Türk ulusuna sunduğu altı temel ilke!..
Anayasalarda en başta yer alan bu altı ok, artık yana itildi mi, unutuldu mu?
Milliyetçi olmak, yurdunu sevmektir. İnsanlığı sevmektir. Yaşamı sevmektir. Tek başına bir anlam taşımaz Atatürk milliyetçiliği, bir bütünün önemli bir parçasıdır.
Bir süredir milliyetçi olmak, yani ulusunu sevmek, ulusunu yüceltmek, ulusunu korumak, ulusunun bağımsızlığını savunmak, kimi çevre ve kişilere göre nerdeyse bir çeşit suç sayılır oldu! "Ulus" diye bir gerçek yok onlara göre, olmamalı. Türklük onlara göre de alt kimlik. Lazlık, Gürcülük, Kürtlük, Çerkezlik, Ermenilik, Rumluk, Yahudilik vb. Hepsine birden verilmek istenen ad "Türkiyelilik!" Hangi kökenden gelirse gelsin, "Ben Türkiye yurttaşıyım" demek yeterli!.. Kısacası, Türklük yok, Türkiyeli olmak var!..
Geçen gün biri yazmıştı. "Artık insan var. Hepimiz insanız." Evet öyle, ama, nasıl Alman kendine önce Alman, Fransız önce Fransızım, İtalyan önce İtalyanım; Yunan, önce Yunanım, Rus önce Rusum, Bulgar önce Bulgarım diyorsa, biz de Türk olduğumuzu, Türk insanı olduğumuzu kimden, neden saklayacağız?
Bir gazeteciyi öldürdüler. Bunu yapan bir Türk genci! Gitti bir Ermeniyi vurdu. Daha önce Uğur 'lar, Tütengil 'ler, Kışlalı 'lar da vuruldu. Onlar Türk değil miydi? Türkler de Türkleri öldürüyor. Düşünce, duyuş ayrılıklarını bahane ederek nice cinayet işlendi.
"Hepimiz Ermeniyiz" çığlıklarını duyunca, eldeki tabelaları görünce anılar üşüştü. Ulusalcı duygular insanca bir niteliktir.
"Ne mutlu Türküm diyene" boş bir söz müdür? Yıllardır benimsenmiş, özdeşleştirilmiş! Öyle bildik, öyle yetiştik. Yeni kuşakları da bu ilkelerle, laik, halkçı, cumhuriyetçi, devletçi bir bütünleşme içinde görerek, benimseyerek yetiştirdik ya da yetiştirmek istedik!
Hangi kökten gelirse gelsin hain ellerce kıyılanların anısı önünde düşünmek, bu kanlı tertiplerin derinliğine inmek varken milliyetçiliği yani ulusalcılığı her kötülüğün, her yanlışın nedeni saymak akıl ve gerçekdışı değil midir?
Milliyetçiliğin aşırısı, aşırı olmayanı diye bir şey yoktur. Ulusunu sevmek bir insanlık görevidir. İnsanlığının kanıtıdır. Bir ulus içinden bilgin de çıkar, yazar da, kahraman da, erdemli de, erdemsiz de çıkar. Bu arada şaşkınlaştırılmış, bilinç dışına itilmiş, yanlış koşullandırılmış, gerçek ulusalcılıktan kopuk kişiler de çıkar! Bu yanlış eğitimle, öğretimle daha başkaları da çıkacaktır.
"Hepimiz Ermeniyiz" demek yetmez, hepimiz altı okun ülküleştirdiği bir Türk ülkesinin insanlarıyız, yurttaşlarıyız demek en doğrusudur. Hangi kökenden gelmiş olursak olalım!