AKP'yi İktidara Taşıyanlar...

Erol Manisalı

Demokrasi oyunu oynandı; din-sermaye oligarşisi onu iktidara taşıdı. Oligarşinin ipleri ABD ve Avrupa'nın elindeydi.

1- Ayrılıkçı çevrelere prim vererek ABD'nin yolunda gittiği için mi iktidar oldu?

2- ABD, AB ve İsrail'in desteğini arkasına aldığı için mi fark yaptı?

3- İçerde büyük sermaye medyası tarafından bu nedenle pazarlandığı için mi?

4- Tarikatlarla birlikte (ve iç içe) çalıştığı için mi üstünlük sağladı?

5- 4.5 yılda devletin içini boşaltırken bir bölümünü destekçilerine dağıttığı için mi etkili oldu?

6- Belediyeleri ele geçirip bunlar kanalı ile seçimlerde gerekli altyapıyı hazırladığı için mi?

7- Hem iktidar olup hem de "devlet içinde devlete karşı muhalefet oyununu" iyi oynadığı için mi rakipsiz kaldı?

8- Mağdur edip mağdur görünmeyi başardığı için mi?

9- Bütün piyasa olanaklarını ve ekonominin özvarlıklarını yabancılara pazarlayarak onların getirdiği yapay bollukla mı göz boyadı?

10- CHP'nin "halkçı ve ulusalcı bir parti gibi hareket etmemesi sonucu" o boşluğu AKP'nin tarikatlar ve cemaatler kanalı ile doldurmasını sağladığı için mi üstünlük kazandı?

11- Soğuk savaş sonrası Türkiye'deki, "Batı emperyalizmine ilhak ve kaçışlardan'', kaçanları iyi toplayıp bünyesine kattığı için mi?

12- Yoksa büyük sermaye-köktendinci-ayrılıkçı sacayağını en iyi kendisi kullandığı için mi?

13- Serbest piyasa uyguluyorum diyerek "serbest piyasayı kendisine kaynak sağlamak amacı ile" değerlendirdiği için mi?

14- Din ve inanç hiyerarşisini ve "tek adam egemenliğini" kullanarak partisini katı bir disiplin altında tuttuğu için mi?

15- TSK'nin ABD, AB ve İsrail'in Kuzey Irak'taki eylemlerinin Türkiye'yi hedef aldığını açıklamasını, "TSK muhtıra veriyor; halka baskı yapıyor" biçiminde kullandığı için mi?

16- Yoksa seçim öncesi, bol keseden "halka promosyon" yaptığı için mi?

Evet, bunların hepsinin AKP'nin oyunu artırmasında etkisi oldu. AKP'nin iktidarda kalmasına en fazla Batı emperyalizmi sevindi. Demokrasi değil, oligarşi kazandı.

Oyun oligarşi içinde oynandı.

- 4 parti Meclis'e girdi.

- İşçinin, memurun, çiftçinin örgütlü bir biçimde kurduğu partiler yoktu.

- Sosyal sınıfların "dengeli paylaşımına yönelik" partiler bulunmuyor.

- Seçilen milletvekillerini halk mı seçti? Büyük sermaye, tarikatlar ve parti liderleri mi belirledi?

- Parti içi demokrasi yok.

- Oligarşi, partilerin içinde de geçerli, CHP'nin tabanı ile tavanı arasında uçurum var; sadece laiklikte örtüşme görünüyor; AB, ABD, IMF, emperyalizm, sosyal devlet, ulusal politika konularında taban ve tavan arasında büyük farklar var.

Tepenin söyledikleri ile tabanın istekleri örtüşmüyor.

- Halkımızın yüzde 90'ı ABD'ye; yüzde 70'i AB'ye karşı ve ilişkilerin "gözden geçirilmesini" istiyor.

Halkın bu taleplerini seçim sonuçlarında görmüyoruz. Buna karşın iktidara gelen AKP, Amerikancı ve AB'ci.

- Seçim sonuçları büyük ölçüde oligarşinin taleplerini yansıtıyor. (yüzde 90) ABD, (yüzde 70) AB karşıtlığı seçim sonuçlarına yansımamış.

Teknik değil ama toplumsal bir hile ve şike ile karşı karşıyayız:

Dar alanda paslaşmalarla, oyun oligarşi içinde oynandı, halk seyretti...

Cumhuriyet - 30.07.2007